Heybeliada Sanatoryumu 100. Yıl Paneli

Heybeliada Sanatoryumu’nda ilk hasta kabulünün yüzüncü yılı dolayısıyla Heybeliada Mahalle Meclisi Girişimi tarafından bir panel düzenlendi. “100. Yılında Heybeliada Sanatoryumu’nun Dünü, Bugünü, Yarını” başlıklı panelde, 2005 yılında kapatılan Sanatoryum için neler yapılabileceği, “Sanatoryum nasıl yeniden kazanılabilir, nasıl dönüştürülebilir, kamusal sağlık alanında nasıl yeniden işlevlendirilebilir” soruları ekseninde, çeşitli alanlardan uzmanlar tarafından, Adalıların ve halkın katılımında konuşuldu.

Adalar Kent Konseyi Başkanı Mengü Şeker, tıp tarihçisi Fatih Artvinli, mimar Gül Köksal, Adalar Belediyesi’nden şehir plancısı Sumru Süslü, İstanbul Tabip Odası’ndan Ayşen Yavru, Türk Toraks Derneği’nden, Heybeliada Sanatoryumu eski doktorlarından Armağan Hazar, jeofizik mühendisi Haluk Eyidoğan ve Adalar Mahalle Afet Gönüllüleri Sorumlusu Zeynel Meriç panelist olarak katıldılar.

Fatih Artvinli: Heybeliada Sanatoryumu, tıp tarihinde eşsiz yere sahip, gelecek yüzyıla devredilecek bir cumhuriyet kurumu olarak kamusal sağlık alanında yeniden işlevlendirilmeli. Şu anda İstanbul’da, ilçe devlet hastanesinin olmadığı tek ilçe Adalar ve burada sanatoryum gibi kapsamlı, bütüncül bir sağlık kurumuna ihtiyaç var.

Gül Köksal: Sağlık alanında kurumların kasıtlı olarak itibarsızlaştırılması, değersizleştirilmesi ve hafızadan silinmesine karşı proaktif tutumla, dayanışma ören müşterek mefhumlar üretebiliriz.

Sumru Süslü: Adalar, kentsel ve doğal sit alanı olarak koruma altındadır ve yeni imar planlarında da Sanatoryum alanı bir sağlık tesisi, tescilli yapı ve orman arazisi olarak tescillidir. Son olarak Spor Bakanlığı alanın tahsisi için talepte bulundu, Adalar Belediyesi olumsuz görüş bildirdi, çünkü burası sağlık dışında bir amaçla kullanılamaz ve yeni yapılaşma izni de yoktur.

Armağan Hazar: Sanatoryum’da kemoterapiden ameliyatlara kadar pek çok hizmet en iyi şekilde verilebiliyordu ancak ödenek ayrılmaması, güncel tetkik sistemlerinin bu tesise getirilmemesi gibi sorunlarla burası adım adım kaybedildi. Sağlık Bakanlığı’ndan burayı iyi işler halde tutmak için taleplerde bulunduk ama destek alamadık. Personelin tüm çabasına rağmen, devlet desteği olmayınca kurumu yaşatamadık.


Zeynel Meriç:
Afette en önemli mesele insanların canlarını kurtarmak, bunun için en gerekli kurum da sağlık kurumlarıdır. Sanatoryumun mutlaka acil tıp hizmeti de veren bir sağlık tesisi olarak çalışır halde olması, depremde tüm Adalar’ın faydalanacağı hayati bir katkı olur. Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi UMKE’nin İstanbul’daki merkezi Bakırköy’de; ulaşım aksayacağı için birçok yere destek veremeyecekler. Oysa Sanatoryum, afette ilk müdahale hizmeti verecek bir sağlık – lojistik merkezi olarak işlevlendirilirse İstanbul, Kocaeli, Yalova’ya, Marmara’nın tüm kıyılarına hizmet verebilir. Heybeliada Sanatoryumu Türkiye Afet Müdahale Planı TAMP’ta da bu şekilde yer alabilir. Afet haberleşmesinin organize edilmesi için de Adalar eşsiz bir konuma sahip, Sanatoryum binalarına bu işlev de eklenebilir.


Panele mekan sağlayan İnönü Müzesi’ne, konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür ederiz.
#SanatoryumHepimizin
#Sanatoryum100Yaşında


HEYBELİADA MAHALLESİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Heybeliada’da yaşayan bizler komşuluk bilinci ve komşuluk dayanışması içinde adamızı, adalı olmayı seçerek hep birlikte bu cennet köşede yaşama fırsatı bulduk. Bir ihtiyacımız olduğunda birbirimiz için varız, biz bize adamızı, adada yaşamayı daha da güzelleştirmek için konuşuyoruz bu platformda. Dil, din, ırk, cinsiyet ayırt etmeden hep birlikte yaşamanın ne demek olduğunu, ne büyük bir zenginlik olduğunu bilerek, hayata bütünüyle saygıyla…