“Çitsiz bir Heybeliada istiyoruz!”
Heybeliada Mahalle Meclisi Girişimi Orman Çalışma Grubu
Kıyı ve Orman Gözlem Raporu – Aralık 2024

Heybeliada kıyılarında deniz çitlerin, dikenli tellerin, jiletli tellerin ardında, ulaşılmaz.
Heybeliada Mahalle Meclisi Girişimi Orman Çalışma Grubu olarak bu ilk raporumuzda Heybeliada kıyılarının Kasım-Aralık 2024 itibarıyla güncel durumuna dair gözlemlerimizi fotoğraflarla belgeleyerek aktarmayı amaçlıyoruz.
Orman yangınları, kıyı işgalleri ve tahribatlar, ağaç kesimi, deniz doldurma, tel ve çit çekme gibi Heybeliada kıyı ve ormanlarıyla ilgili çeşitli konular daha önce kişiler ve sivil gruplar tarafından ayrı ayrı ele alınmış, raporlanmış, Adalar’ın sosyal medya hesaplarında ve basında yer bulmuştu. Ancak elinizdeki raporun Heybeliada’nın bütün kıyılarını bir arada anlatan ilk gözlem raporu olduğunu düşünüyoruz.
Bu raporda Şehir Hatları Heybeliada İskelesi’nde vapurdan inen bir gözlemcinin ada kıyısını takip edince gördüklerini, adada nerelerde denize ulaşabildiğini, adanın denizden nasıl “ayrıldığını” göstermeye çalışacağız. Heybeliada’nın İstanbul Anadolu yakası kıyılarına bakan kuzey cephesinden başlayarak kıyıları sırayla ele alacağız.
Adalar’ın ve Heybeliada’nın pek çok meselesi gibi ada kıyı ve ormanlarıyla ilgili sorunlar da Heybeliada Mahalle Meclisi Girişimi sosyal medya hesaplarında paylaşılıyor. Kıyı ve ormanlar konusundaki gönderilerde sıklıkla #EtrafımızSarılıyor ifadesini kullandık. Bu rapordan önce olup bitenleri söz konusu etiketle arayabilir ve hesaplarımızdan görebilirsiniz (Instagram: @HeybeliadaMahallesi, X: @HeybeliMahalle)
Rapor verileri esas olarak saha gözlemlerine dayalıdır ve herkesin kullanımına açıktır. Kaynak göstermenizi rica ederiz.
- Rıhtım ve Liman
Heybeliada’da vapurdan indiğimiz Şehir Hatları iskelesi, rıhtımda kaçak olmayan tek iskeledir. İskeleden indiğinizde solunuzda askeri tesisler bulunuyor, buraya siviller giremez. (Bu tesisler Heybeliada’nın Büyükada’ya bakan kıyısı boyunca neredeyse kesintisiz olarak Sanatoryum’a kadar devam ediyor, bu alanın tamamı sivillere kapalı.)
Ada çarşısının deniz kıyısı olan rıhtımda öngörünüm düzenlemesi yapılması bekleniyor.

İskelede vapur, vapurun solunda askeri tesisler, rıhtımda sağa doğru az ileride deniz otobüsü iskelesi.
Fotoğraf: 4 Aralık 2024.
Şehir Hatları Heybeliada İskelesi’nde inip sağa doğru devam ettiğinizde az ileride İDO Deniz Otobüsü İskelesi’ni görüyorsunuz. Bu iskele kaçak. Özelleştirilen İDO yıllardır Adalar’a sefer yapmıyor. Atıl duran ve hantal yapısıyla Ada rıhtımından denizi görmemizi engelleyen kaçak iskele, yıkılması beklenirken 2024 yılında Turyol motor şirketine kiralandı. Seferleri Ada sakinlerinin ihtiyaçlarına göre değil, Ada’ya gelen turistlere göre düzenlenmiş Turyol günde sadece birkaç sefer yapıyor, üstelik aynı rıhtımda biraz ileride Turyol’a ait bir başka kaçak iskele var. Turyol’un, kiraladığı İDO iskelesi önüne demir parmaklıklar koyarak rıhtımı daraltması Adalıların şikâyeti üzerine Adalar Belediyesi tarafından önlendi.

Yıkılması beklenen İDO iskelesinin önüne (sarı çizgiye) korkuluk koyma girişimi sırasında Adalılar yere seksek oyunu çizerek “Bu gudubet olmasa buradan deniz görünür” yazmıştı. Fotoğraf: Nisan 2024.
Deniz otobüsü iskelesinin hemen yanında Mavi Marmara motor iskelesi, ondan sonra Prenstur (Kartal) motor iskelesi, onun yanında yine Turyol’un yaptığı iskele var. Adalar Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı çalışmaları sırasında kaçak iskelelerin kaldırılacağı ve tüm hatların tek iskelede toplanacağı öngörülmüştü.

Heybeliada rıhtımı. Fotoğraf: 4 Aralık 2024.
Kaçak iskelelerden sonra futbol sahası ve eskinin fayton, şimdinin otobüs durakları geliyor. Otobüs duraklarının (ve İBB tarafından deniz kenarına konan tuvaletin) hemen yanında, yük tekneleri yanaştığı için çitle kapatılmamış küçük bir alan var. Bunun hemen ardından Su Ürünleri Kooperatifi’nin kullandığı, tel örgülerle kapatılmış kısım başlıyor ve artık denize yaklaşamıyor, hatta yeşil plastik örtüler nedeniyle denizi göremiyorsunuz.

Adalar Su Ürünleri Kooperatifi’nin tel örgü ve yeşil plastikle çevrelediği alan. Fotoğraf: 5 Aralık 2024
Su Ürünleri Kooperatifi’nin kapattığı alandan sonra gelen “Liman,” çöp kamyonları gibi özel görevli taşıtları Ada’ya getiren çıkarma gemisi buraya yanaştığı için bugüne kadar halka kapatılmamış bir alan. Büyük bölümü asfalt ve kaldırım taşıyla kaplı bu kıyı aslında denize girmek için pek uygun olmadığı halde Adalıların ve ziyaretçilerin ücret vermeden denize ulaşabildiği tek nokta.
Limana inen yolun bir yanında İSKİ tesisi ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait bina, diğer yanında Su Ürünleri Kooperatifi var, hepsini etrafı çitlerle çevrili. Limandaki ufak kumluk alanın yanında, Su Ürünleri Kooperatifi’nin binasından yazın şemsiye ve şezlong kiralanıyor, yiyecek ve çay-kahve satışı yapılıyor.

Heybeliada’da herkesin denize ücretsiz girebildiği tek yer olan Liman’da kaldırım taşı, beton veya asfalt döşeli olmayan yegane kıyı parçası. Arkada solda Su Ürünleri Kooperatifi, sağda İSKİ ve Sahil Güvenlik binaları. Fotoğraf: 5 Aralık 2025.
Limandan sonra, Ada’nın arka tarafında, güneybatı uçtaki Alman Koyu’na kadar kıyılar ulaşılmaz durumda. Liman ile Değirmenburnu Tabiat Parkı arasındaki kıyıda yıllardır boş olan eski Panorama Oteli’nin yıkıntısı yer alıyor. Vaktiyle önünde plajı da olan otelin arazisine, önündeki kıyıya erişmek artık mümkün değil, yol boyunca duvarlar ve üstünde jiletli teller var.

Panorama Oteli’nin eski hali (yukarıda) ve şimdiki hali (aşağıda, 4 Aralık 2024).


Liman’dan sonra, Değirmenburnu’na çıkan yolun deniz tarafında eski Panorama Oteli yer alıyor. Otelin duvarları yol boyunca devam ediyor, üstünde sıra sıra jiletli teller yükseliyor. Buradan itibaren kıyılar insana kapalı. Fotoğraf: 5 Aralık 2024.
- Değirmenburnu Tabiat Parkı
Heybeliada Değirmenburnu’ndaki 12,28 hektar genişliğindeki ormanlık alan 1981 yılında “orman içi mesire alanı” ilan edildi, 2011’de “tabiat parkı” statüsüne alındı. Doğa Koruma ve Milli Parklar İdaresi İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Değirmenburnu Tabiat Parkı’nın içinden geçen yürüyüş yolu (Küçük Tur Yolu) önce asfaltlandı, kenarlarına kaldırım yükseltileri yerleştirildi. Pandemi dönemindeyse ormanlık alanın hem bir ticari işletmeye kiralanmış bulunan deniz tarafı hem de park alanının kapsamı dışında kalan tepe kısmı metal çitlerle çevrilerek erişime kapatıldı. Çitlerin üzerine yer yer jiletli teller de eklendi. Adalarda kullanımı yasak olan ve Adalar Belediyesi Meclisi’nin sökme kararı aldığı bu engeller yol boyunca ormana ve kıyıya erişimi tamamen kapatıyor. İşletmenin çalıştığı dönemlerde alana ve kıyının bazı kesimlerine ancak para karşılığı girmek mümkün, işletmenin kapalı olduğu sonbahar ve kış ayları boyunca ormana ve kıyıya ulaşmak imkânsız.
Kıyı Kanunu gereği kıyıya erişim engellenemez. Uygulama kanuna aykırıdır. Ormancılık ilkeleri gereği ormana çitleme yapılamaz çünkü bu ormanın doğal dokusunu bozan, ekosistemi bölen, zarar verici bir uygulamadır.

Değirmenburnu Tabiat Parkı’nın içinden geçen yürüyüş yolu ile ağaçlık alan arasında bir sıra çit ve dikenli ya da jiletli tel var. Bu çitlerden sonra, kıyı boyunca bir sıra daha çit var, o çitlerin de üstüne yer yer jiletli teller konmuş. Fotoğraflar: 19 Kasım 2024.

Değirmenburnu kıyılarında çitler ve üstünde jiletli teller.

Değirmenburnu’nda yol boyunca tel örgüler döşeli, oturacak bir yer yok, ama yine de oturmaya yeltenen olursa diye, “kaldırıma” oturmanın “tehlikeli ve yasak” olduğu uyarısı yer alıyor. Arkada görülen piknik masaları ve kameriyelere de yaz ayları dışında ulaşmak imkânsız.

Değirmenburnu’nda yolun orman tarafı da yine tel örgüyle kapatıldı. Bu çitin yukarısında, Heybeliada Ruhban Okulu’nun altındaki patika da Değirmenburnu Tabiat Parkı tarafından dikenli tellerle engellendi. Yani, yolun her iki tarafında orman ikişer sıra dikenli tel ve çitle bölünmüş durumda. Yola doğru uzanan ağaçların geçenlerin üzerine düşebileceği uyarısı var. Bu alanda 2021 yılında 40’ı aşkın genç ve sağlıklı çam ağacı kesildi. Kesimlerin sebebinin sorulması üzerine Adalar Orman Şefliği, yola uzanan çam ağaçlarının “tehlike oluşturduğu” açıklamasını yaptı.

Tarihî değirmenin olduğu, çocuk parkının bulunduğu alana kışın girmek artık mümkün değil (yazın da ücrete tabi). Fotoğraf: 6 Aralık 2024.
Değirmenburnu Tabiat Parkı’nda değirmenin karşısında yolun iki yanında, birbirine çok yakın mesafede iki ayrı tuvalet bulunuyor. Basit yapılar değil, birer beton bina olan bu tuvaletlerin hemen yanında bulunan lokantanın içinde de ayrıca tuvalet var. Tabiat Parkı girişinde de başka bir tuvalet binası var. Tuvalet binaları da asma kilitler, çitler ve jiletli tellerle sezon dışında kullanıma kapalı.


Değirmenburnu’nda yolun orman tarafında bir tuvalet binası zaten mevcutken (üstte), bunun karşısına, yolun deniz tarafına bir tuvalet binası daha yapıldı (altta). Burada, pandemiye kadar toprak olan alan içinde beton dökülerek taş döşendi. Fotoğraflar: 6 Aralık 2024.
Tabiat Parkı alanının girişinde bir kafe, değirmenin olduğu burnun yanında bir restoran var. Bu yapılar, özellikle restoran, yıllar içinde giderek genişliyor. Restoranın açık hava kısmı naylonlarla çevrilip kapalı alana dönüştürüldü, sonra açık alan biraz daha yayıldı…
Değirmenburnu’ndaki restoran ayrıca yolun karşı kaldırımında bir mangal yapma yeri oluşturdu. Buranın orman alanı olduğuna, yangın tehlikesi olduğuna dikkat çekeriz. Yangın tehlikesi nedeniyle Adalar’da iki yıldır yaz dönemi boyunca ormana giriş yasakken, buradaki işletme orman içinde mangal yaktırıyor, mangal yakmanın “güvenliğini” sağlamak için de toprağın üstüne beton dökerek alan oluşturuyor. Ormanlara ihtiyacımız var, doğayı korumaya ihtiyacımız var, mangal yakmaya ihtiyacımız yok. İstanbul’da Sahil Yolu çevresindeki yeşil alanlarda mangal yakmak yasaklanıp “dumansız hava sahası” oluşturulurken Adalar’da ormanda mangal yakılıyor (ve her yıl orman yangını çıkıyor).
Değirmenburnu Tabiat Parkı’nda ve Adalar genelinde ormanda mangal yakılmasına kesinlikle izin verilmemesini, Adalar’da tek kullanımlık hazır mangal satışının yasaklanmasını istiyoruz.

Çevreye doğru giderek yayılan “Değirmenburnu Restaurant” (solda) ve yolun karşısında oluşturulan mangal yakma yeri (yeşil brandayla örtülü). Fotoğraf: 6 Aralık 2024.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kendi internet sitesinde, Değirmenburnu Tabiat Parkı’nın 2011’de çekilmiş tanıtım videosunda alanın normal (çitsiz, engelsiz) hali gösteriliyor: https://ekotaban.tarimorman.gov.tr/alan/390

Değirmenburnu Tabiat Parkı tanıtım videosundan alınan görüntü. Şimdi bu alanda sadece, iki yanı çitle kapatılmış asfalt yoldan yürümek mümkün.
Heybeliadalılar Değirmenburnu’nun çitle çevrili, her şeyin ücret almaya göre düzenlendiği bir “park” değil, insanların ve hayvanların rahatça gezdiği doğal bir alan olduğu normal halini hatırlıyor ve geri istiyor. Değirmenburnu’nda bugün erişilebilen tek yer olan asfalt yola önce tebeşirle, sonra sprey boyayla “Çitsiz bir Heybeliada istiyoruz!” yazılmış.

Çitsiz bir Heybeliada istiyoruz!
Fotoğraf: 6 Aralık 2024.
Çitler çekilerek erişime ve gözlenmeye kapatılan alanda, kıyıya yamaçtan aşağı moloz döküldüğünü; işletmenin tahta ve odun gibi yanıcı malzemeleri ve molozları orman içine depoladığını, dolayısıyla hem orman yangını tehlikesi oluşturduğunu hem de çevreyi kirlettiğini tespit ettik.


Alanın kiracısı olan Değirmenburnu Plajı adlı işletmenin, kıyıdan denize uzanan metal iskeleler inşa ettiğini, deniz kenarındaki yamacı plaj alanı oluşturmak üzere tıraşladığını, deniz kenarına kaldırım taşı döşeyerek bir dolgu alan oluşturduğunu gözlemliyoruz.


Değirmenburnu’nda orman önce mesire alanı ardından tabiat parkı statüsüne alındıktan sonra, çeşitli yerlere beton döküldü, kafeteryalar kurulup giderek genişletildi, toplam üç adet tuvalet binası inşa edildi, toprağa taş döşendi, ağaçlar seyreltildi, ormanın doğal bitki örtüsü (çalılar, küçük ağaçlar, çeşitli bitkiler) yok edildi.
Ekosisteme ve kıyı-kenar çizgisine müdahale niteliğindeki bu işlemlerin derhal geri alınmasını, işlemi yapan işletmeye yaptırım uygulanarak kira sözleşmesinin fesh edilmesini, alanın kiralanan bir “park” olma statüsünün kaldırılıp orman niteliğiyle koruma altında tutulmasını ve kıyının erişime açılması için bütün çit ve tellerin derhal kaldırılmasını istiyoruz.
- Heybeliada Su Sporları Kulübü
1984 yılında, sporcu yetiştirmek, adalı gençlerin ve üyelerinin spor gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan Heybeliada Su Sporları Kulübü (HSSK) adanın batısında, Değirmenburnu’nun güney tarafında kayalık kıyı tahrip edilerek yapıldı. Tesiste yeni bir inşaat faaliyeti yok. Ancak, burası da kıyıya erişimi engelleyen bir yapı. HSSK’nın bulunduğu alanda kıyının tamamı betonla örtülmüş durumda.

Heybeliada Su Sporları Kulübü. Fotoğraflar: 19 Kasım 2024.
Pandemiden önce, tesisteki antrenman havuzunun üstü yaz ayları dışında kullanım amacıyla İBB sponsorluğunda kapatılmış, İBB ile yapılan anlaşma gereği Adalar’daki ilkokul öğrencilerinin beden eğitimi derslerini bu havuzda yaparak yüzme öğrenmeleri desteklenmiş, ada halkına da kışın uygun fiyatla yüzme imkânı sağlanmıştı. Ancak, 2022 yılından itibaren HSSK maddi sebepleri gerekçe göstererek havuzun üstünü kapatmıyor. Antrenman havuzunun üzerinin kapatılıp tekrar kullanıma açılması için, kulüp üyeleri de dahil olmak üzere Heybeliada’da yüzlerce kişinin imza toplayıp HSSK’ya ve Ercan Akpolat’a sunmasına rağmen olumlu sonuç alınamadı. Yılın dokuz ayı bu tesiste su sporu yapılmıyor, Adalı çocuk ve gençlerle kurulan takımlarda sporculara verilen destek çok sınırlı. Varlık gerekçesi su sporları olan ve sosyal tesis olarak kurulan HSSK, 40 yıldır Heybeliada’da kıyıya erişimi engellediği gibi, yaz aylarında işletilen bir seçkinler kulübü niteliğine büründü.

Heybeliada Su Sporları Kulübü, kıyı yıllardır betonla kaplı. Fotoğraf: 19 Kasım 2024.
- Cevahir Aquapark (Sadık Güzelosman Plajı)
Heybeliada’nın uzun yıllar yegâne ücretli plajı olan Sadık Bey Plajı, Sadık Güzelosman’ın mal varlığını Darülaceze Vakfı’na bağışlaması nedeniyle, vefatı üzerine Darülaceze’nin mülkiyetine geçti. Mayıs 2019’da plaj alanı beş yıllığına ihaleye çıkarıldı. İhaleyi alan ve 2001’den bu yana plajı işleten Cevahir Grubu “basit onarım ve tadilat” izniyle başladığı inşaat faaliyetlerini doğal dokuyu, görünümü tamamen değiştirerek aralıksız sürdürüyor.
Son olarak, kiracı Cevahir Aqua tarafından denizin üzerinde metal bir yapı yapıldığı fark edilmiş ve 31 Ekim 2024’te durumun Adalar Belediyesi’ne bildirilmesi üzerine 1 Kasım 2024’te belediye ekiplerince yerinde denetim yapılmış, Adalar Belediyesi bu izinsiz yapının söküleceğini açıklamıştı. Söz konusu yapının bir bölümü sökülmüş görünüyor, ancak metal iskelet aşamasındayken tespit edilememiş başka bölümlerin üzeri tahtalarla kaplanmış.
1 Kasım’da söktürüldüğü söylenen metal iskelet gibi, denizin üzerini örten bu izinsiz platformların da sökülmesini bekliyoruz. Özellikle girişe göre sağ tarafta kalan alanın yazdan bu yana iki katına çıktığı, denize doğru parça parça uzatıldığını gözlemledik. İskelenin uç kısmındaki yosun tutmamış beş çift ayağın yaz sezonundan sonra eklendiğini ve Adalar Belediyesi’nin ikazına rağmen yerinde durduğunu düşünüyoruz.

Cevahir Aqua, denizin üstüne metal yapı kurularak oluşturulan alan (girişe göre sol taraf).
Fotoğraf: 18 Kasım 2024.

Cevahir Aqua, denizin üstüne metal yapı kurularak oluşturulan alan (girişe göre sağ taraf).
Fotoğraf: 19 Kasım 2024.
Cevahir Aqua adlı tesis, yan tarafında bulunan Yeni İskele Yolu Sokağı’nın ucundaki, kamuya açık ve çok önemli işlevi olan iskeleyi de kendi kullanımı için kapatmış bulunuyor. Yangın gibi afetlerde halkın tahliyesi için, acil sağlık sorunlarında deniz ambulansıyla taşıma için kullanılabilecek özellikteki bu iskelenin bir an önce kilit altından kurtarılması, tekrar kamuya açılması gerekiyor.

Cevahir Aqua: Doğal sit alanı Adalar’da doğal kıyı tahrip edilerek oluşturulan devasa su kaydırakları. Soldaki yeşil plastik kaplı çitler Cevahir Aqua’ya, sağdaki duvar üye olmayanın alınmadığı Heybeliada Su Sporları Kulübü’ne ait. Kıyılar halka kapalı ve ağır şekilde tahrip ediliyor. Fotoğraf: 6 Aralık 2024.
Tesis etrafını çepeçevre yüksek çitlerle kapatarak kıyıya erişimi tamamen kesmiş durumda (yazın paralı, kışın kapalı). Koruma kanunlarına aykırı şekilde Aquapark yapılmadan önce baharda papatyalarla kaplanan bir çayırın ve yetişmiş çok sayıda ağacın olduğu alanda bugün çayırın yerinde havuz var, ağaçlar işletme tarafından sökülerek yerlerine palmiye getirildi, doğal yamaç yapısı bozularak teraslar oluşturuldu. Adalar’ın doğal sit alanı özelliğine aykırı bu işlemlerin geri alınmasını ve ihmali olanlara gereken yaptırımın uygulanmasını bekliyoruz.
- Haziran 2024’te Cevahir Aqua’da cankurtaran olarak çalıştırılan Heybeliadalı 16 yaşında bir genç, bir kişiyi kurtarmak için denize atlayıp dibe çarparak yaralandı, belden aşağısı felç oldu. İşletmenin cankurtaran istihdamını nasıl yaptığının araştırılmasını ve gerek çalışanların gerekse misafirlerin can güvenliğine, sağlığına ilişkin olası her türlü ihmale karşı gereğinin yapılmasını istiyoruz.
- Adalar Belediyesi’nden alınan bilgiye göre, 2024 yazında Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan denetimlerde Adalar’daki plaj işletmelerinin hiçbirinin güvenli olmadığı tespit edilmiştir.

Heybeliada kıyılarında işletmeler ve tesislerin yaptığı tahribat uçaktan görülebilecek düzeyde. Altta: Kıyıyı betonla kaplayan Heybeliada Su Sporları Kulübü. Ortada: Denizi dolduran, kıyıyı taşla örten Cevahir Aquapark. Üstte: Denize önce beton, sonra kum döken, yamacı tahrip eden MK Asaf Bey Plajı.
Fotoğraf: 26 Kasım 2024.


Heybeliada’daki kıyı tahribatını ortaya koyan uydu görüntüleri. İlk fotoğraf 2009, ikincisi 2024 tarihli. Yukarıdan aşağıya, HSSK, Sadık Bey Green Beach /Cevahir Aqua, Asaf Bey Plajı. Cevahir’de kıyı dolgusunun yanı sıra sahildeki toprak alanın tamamen taşla kaplandığı da görülüyor.
- Asaf mevkii: Zeytinlik Orman Parkı – MK Asaf Bey Plajı İşletmesi
Heybeliada ormanı Asaf mevkiinde, basında yer alan haberlerde “arazi mafyası” diye adı geçen Mehmet Köymen tarafından Orman Genel Müdürlüğü’nden kiralanan Zeytinlik Orman Parkı (Mesire Alanı), MK Asaf Bey Plajı adıyla işletiliyor.
İşletme hem kiraladığı alanın üst kısmında bulunan Alp Görüngen Yolu (Büyük Tur Yolu) kenarına çektiği çitler, yaptırdığı demir kapı, hem de alanın alt tarafında orman ile kıyı arasına çektiği çitlerle denize erişimi engellemekte. Bu durum Kıyı Kanunu’na açıkça aykırı. İşletmelerin OGM ile sözleşmeleri ve sahadaki uygulamaları Anayasa’ya, Kıyı Kanunu’na aykırı olamaz.
Adalar Belediyesi 1 Kasım 2024 tarihindeki incelemesinin ardından, “plaj işletmesinde bulunan dikenli tel ve çitler kaldırılarak, orman alanına moloz döken plaj işletmesine idari yaptırım uygulanmıştır” demişti. Ancak ne yazık ki, MK Asaf Bey adlı işletmenin dikenli tel ve çitleri de orman içine döktüğü molozlar da duruyor.

Asaf Bey Plajı işletmesi, OGM’den “mesire alanı / orman parkı” olarak kiraladığı Asaf (Zeytinlik) mevkiinde kıyının önüne önce tel çekti, sonra telleri yeşil plastikle kapladı. Fotoğraflar: 18 Kasım 2024.

Asaf’ta kıyının önüne çekilen çitler.

Ormanın Asaf mevkiini kiralayan işletme tarafından Büyük Tur yolu boyunca çekilen teller.

MK Asaf Bey Plajı adlı işletmenin, ormanda kiraladığı alan içine attığı tahtalar, molozlar.


İşletmenin kiraladığı orman alanının içinde, hatta “Ormanda Yangın Tehlikesi” tabelasının altında ateş yakıldığı, OGM orman yangınlarıyla mücadele gönüllüsü olan Heybeliadalılar tarafından Adalar Orman İşletme Şefliği’ne bildirildi.
MK Asaf Bey Plaj İşletmesi ormanda ağaçların altındaki bitki örtüsünü (meşe, kokina, diğer çalılar ve küçük ağaçlar) yok etmeye devam ediyor. Orman sadece ağaçlardan oluşmaz, orman altı örtüsü ekosistemin önemli bir parçasıdır ve 313 Sayılı Orman Parkları Tebliği’nde de belirtildiği gibi, orman parkı olarak tescil edilen alanları kiralayanlar ekosisteme zarar vermemekle, onu korumakla yükümlüdür.
Alanda yamaç yapısına müdahale edilerek teraslama yapıldığı için kökleri zarar gören ağaçlar da kurumakta. Toprağın üstüne beton ve taş dökülmüş. İşletme, dekorasyon amaçlı olduğu tahmin edilen aşırı aydınlatma ile çevredeki hayvanların doğal döngüsünü bozuyor, geceleri ışık kirliliği de oluşturuyor (videoyu izlemek için tıklayın). Elektrik üretimi için ormanların kesildiği, dere yataklarının tahrip edildiği ülkemizde bu ışıklandırma ciddi bir enerji israfı oluşturuyor. Orman içine döşeli bunca elektrik kablosu ve aydınlatmanın orman yangını riski teşkil ettiği de aşikar.


Yine 313 Sayılı Orman Parkları Tebliği’ne göre, orman içindeki yollarda, araç yolu olsa bile platform genişliği 3 metreyi aşamaz; ayrıca tebliğe göre “Araç yolları, alanın topografik yapısına uygun şekilde, kazı ve dolgu oranları en az olan, mümkün olduğunca ağaç kesimine ve bitki örtüsünün tahribine neden olmayan, kullanım alanlarını bölmeyen güzergâhlardan seçilecektir.” Adalar’da sadece itfaiye, ambulans gibi özel amaçlı motorlu taşıtların kullanımına izin var; MK Asaf Bey işletmesinin orman içinde kaldırım taşlarıyla döşediği yol, Heybeliada’nın Büyük Tur Yolu’nun ancak 50 metre aşağısında, yani burada itfaiye araçları için dahi “araç yolu”na ihtiyaç yok. MK Asaf Bey adlı işletme, uygulamaları düzenleyen sözleşmeye aykırı olarak genişliği yer yer 8 metreyi bulan yol açıp üstünü kaldırım taşıyla döşedi.
Ormana zarar veren bu uygulamalar daha önce de yetkililere bildirildi. Denizi doldurarak kıyı-kenar çizgisine müdahale eden, doğaya zarar veren işletmeye karşı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından dava açıldı. Adalar Belediyesi de 8 Kasım 2024’te, işletmenin kıyıda yaptığı değişikliği gidermesi konusunda yerinde inceleme ve görüşmelerde bulunduğunu duyurdu. Buna rağmen, işletmenin içi kum/moloz dolu plastik çuvalları denize yerleştirerek denizden alan kazanma yöntemini kullanmaya devam ettiğini tespit ettik. Kıyıda içi dolu torbalar denize konmayı bekliyor.
SİT alanı ve Özel Çevre Koruma Bölgesi olan, kesin yapı yasağının olduğu kıyıda, Asaf Bey Plaj işletmesi tarafından tesisler kuruldu, bu tesislerin yapımı konusunda Adalar Belediyesi’nden inşaat izni alınmadı. İlgili yönetmelik ve kira sözleşmesi gereğince konaklama yaptırılması mümkün olmadığı halde burada konaklama da yapılıyor. Gelen çok sayıda ziyaretçiden ormanda piknik için değil, aslında işletmenin kiraladığı alanın dışında olan kıyıyı kullanım için ücret alan MK Asaf Bey Plajı, ürettiği atığı yazın piknik alanına yığıyor. Yasalara aykırı olarak ve uyarılara aldırış etmeksizin Heybeliada orman ve kıyılarını tahrip etmeyi sürdüren MK Asaf Bey Plajı adlı işletmenin OGM ile yaptığı Orman Parkı Kiralama Sözleşmesi’nin derhal fesh edilmesini ve alanın orman parkı olarak tescilinin iptalini istiyoruz.
- Adalar Belediyesi’nden alınan bilgiye göre, 2024 yazında Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan denetimlerde Adalar’daki plaj işletmelerinin hiçbirinin güvenli olmadığı tespit edilmiştir.
- Askeriye
Büyük Tur Yolu üzerinde yer alan, Milli Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait tesisin aşağısındaki kıyıda, DKK’ye ait küçük bir iskele bulunuyordu. Bu iskele çevresinde 2024 yılı yaz aylarından itibaren, komutanlık tarafından inşaat faaliyetleri yapıldı, iskele büyütüldü. Orman içinde geniş yollar açıldı, ağaçlar eksildi, sahilde toprak oyuldu, falezler tahrip edildi. Orman ile kıyı arasına tel örgüler, dikenli teller ve yeşil plastik örtüler kondu. İçine giremediğimiz alanda, deniz tarafından bakıldığında plastik çuvallar görülüyor. Asaf gibi burada da kıyı dokusunun tahrip edileceğinden, denizin doldurulacağından, bölgede bulunan deniz çayırlarına ve ekosisteme zarar verileceğinden endişe ediyoruz.
Askeri alanların kendine ait kuralları olabilir, ancak Anayasa ve Kıyı Kanunu askeri bölgeler için de geçerlidir. Askerlerin ormanı bölen çitler kullanmadan da alanın güvenliğini sağlayabilmesi ve kıyıyı tahrip etmemesi gerekir.

Orman ekosisteminin bölünmemesi gerekir. Ancak askeri tesis orman içindeki patika yol boyunca tel örgü, dikenli tel ve plastik kaplama ile ormanı bölüyor. Zemine çakıl taşı dökülmüş. Fotoğraflar: 18 Kasım 2024.

- Kablo Mevkii – Panorama A.Ş.
Heybeliada ormanlarının kablo mevkiini “orman parkı” statüsüyle OGM’den kiralayan Panorama adlı şirket Haziran 2024’te Büyük Tur Yolu’nda alan boyunca tel çekme girişiminde bulundu. Bu girişim uygulamanın yasadışı olduğuna işaret eden Heybeliada sakinlerince engellendi, tel çekme girişimi Adalar Belediyesi tarafından durduruldu. Tel çekmek için dikilen ayaklar ve bunların dibine dökülen betonlarsa beş aydır ormanda duruyor. Bir an önce hepsinin temizlenmesini, Adalar Belediyesi’nin yetkisini burada da kullanmasını bekliyoruz.

Heybeliada’da ormandan geçen Büyük Tur Yolu kenarına tel çekmek için Panorama A.Ş. tarafından dikilen direkler. Buraya tel çekilirse Heybeliada’nın bütün batı kıyısı boyunca ormana ve kıyıya erişim engellenmiş olacak. Fotoğraflar: 18 Kasım 2024.


Kablo mevkiinde orman, işletmenin çektiği tellerle pek çok yerde bölünüyor.
Panorama A.Ş. yetkilileri haziran ayındaki tel çekme girişimleri sırasında, OGM ile yaptıkları sözleşme gereği alanın güvenliğini sağlamak için telle çevirdiklerini söylemişlerdi. 313 Sayılı Orman Parkları Tebliği’nde güvenliğin tel veya çitlerle sağlanması gibi bir gereklilikten bahsedilmiyor. Aksine, kiralayanları alanın ekolojik özelliklerini korumakla yükümlü kılıyor. İddiaların aksine şirketin bölgenin etrafını çevirmek için meşru bir gerekçesi yok.
Panorama A.Ş. tarafından kiralanmış alanda ağaçların altındaki bitki örtüsü yer yer tamamen ortadan kaldırılmış. Orman ağaçlardan ibaret değildir. Çalıların, küçük ağaçlarının ve bitki örtüsünün de korunması, doğaya saygının ve kanunun gereğidir.

Kablo’da ağaçlar dışındaki bitki örtüsü, meşeler, kokinalar ve diğer çalılar yok ediliyor. Arka planda ormanın doğal bitki örtüsü görülüyor.

İşletme elemanlarının “temizlik” gerekçesiyle söküp attığı bitkiler.

Bir süre Blue Beach adıyla işletilen Kablo Plajı’na inilmesi, işletme çalışanları tarafından engellenmek isteniyor. Kıyıyı erişime kapatmaya, kıyıda yapılan tahribatı saklamaya çalışıyorlar. Kablo mevkiinde orman içinde ve deniz kenarında bulunan kafelerin ruhsatı yok. Bu nedenle burası Haziran 2024’te Adalar Belediyesi tarafından mühürlendi.

Kablo kıyısı deniz çayırlarının yoğun olduğu bir bölge. Deniz çayırı deniz canlıları için önemli bir barınaktır; 1 m2 deniz çayırı günde 10 litre oksijen üretir ve tropik ormanlardan 35 kat daha fazla karbon tutar.

Kablo kıyısında işletmenin kenara attığı deniz çayırları.
Kıyıda, kumsal alanı genişletmek için plastik çuval ve torbalara kum doldurularak kıyı-kenar çizgisine müdahale edildiğini gözlemledik. Bu işlemde kullanılan plastikler zamanla dağılarak denizde ciddi bir mikroplastik kirlenmesine neden oluyor ve deniz canlılarına zarar veriyor. Kıyının doğal yapısının bozulmasıyla yumuşak, yarı batak alanlar oluşuyor. Deniz çayırları ve diğer deniz canlıları da bu insan yayılmacılığından zarar görüyor.


Kablo’da sahil alanını genişletmek için denize bırakılan kum/moloz dolu plastik çuvallar ciddi şekilde çevre kirliliği oluşturuyor.
Orman alanı olarak kiralanan alanlara, yasal olarak kıyılar dahil değil (kıyılar Orman Genel Müdürlüğü’nün değil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sorumluluk alanındadır). Ormandan alan kiralayan işletmeler kıyıya erişimi engelleyemez, bundan para alamaz ve kıyıda faaliyet gösteremez. Buna rağmen “plaj işletmeciliği” yapmaya niyetli işletmeler, turistlerin deniz çayırı olan bir yerde denize girmek istemeyeceği düşüncesiyle, “pislik” olarak gördükleri bu canlıları ortadan kaldırmaya çalışıyor.
2009 yılında Kablo Mesire Yeri olarak tescillenen, şimdi Panorama Orman Parkı adını alan bölgede, denizi doldurmak için konan plastik çuvallar dışında da kıyıda çeşitli atıklardan oluşan ciddi bir kirlilik var. İşletmeciler tarafından kıyıda bırakılan plastik şezlongların içinden otlar bitiyor. Bu atıkların, kirliliğe sebep olan işletmeye bir an önce temizlettirilmesini ve yeni tahribata göz yumulmamasını bekliyoruz.

- Alman Koyu
Alman Koyu’nu uzun zamandır işgal eden bir işletme var. İzni olmayan bu mekân, şezlong ve şemsiye kiralayıp giriş parası alıyor, koyda yiyecek ve içecek satışı yapıyor. Çöpleri ise yukarıdaki Büyük Tur Yolu’nda bulunan çöp konteynırına çıkarmak yerine koyun gözden uzak köşelerinde biriktiriyor. Ayrıca buradan denize girerken “giriş parası” ödeyenlerin bazıları “parasını ödedikleri için” olsa gerek, kendi çöplerini de deniz kenarında bırakmakta, ormana atmakta sakınca görmüyor. Akıntı nedeniyle denizin genellikle temiz olduğu Alman Koyu bu nedenlerle ne yazık ki adanın en kirli sahillerinden biri haline geldi.

Alman Koyu’nda kaçak kulübede yemek pişirilirken çıkan atık yağlar kayalıklara dökülüyor (resimdeki siyah lekeler). Fotoğraflar: 18 Kasım 2024.

Alman Koyu’ndaki kaçak işletmenin orman içinde biriktirdiği çöplerin bir kısmı.


Önceki yıllarda kışın kıyıda bırakılıp kırık parçalarla büyük bir plastik kirliliği oluşturan şezlonglar bu yıl kenarda toplanmış. Kıyının en kısa süre içinde bu işgalci “işletme”den kurtarılmasını bekliyoruz.
- Çamlimanı Koyu
Heybeliada Çamlimanı Koyu çevresindeki alan, Heybeliada Sanatoryumu ile birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmiş, daha sonra mahkeme kararıyla bu devir iptal edilmişti. Ancak Sanatoryumun üzerinde bulunduğu parsellerle ilgili hukuki itiraz Çamlimanı parselini içermediği için bu parsellerin akıbeti belirsiz. Kıyıda bulunan Nirvana Beach adlı işletmenin bu yıl resmen tahliyesi istendi, yerlere kaplanan yeşil plastik örtüler kaldırıldı, ancak, işletme yazın faaliyete devam etti. Kış sezonunda bu işletmeden geriye plastik şezlonglar ve başka atıklar kaldı. Adalar Belediyesi’nden kıyılarda atık bırakılmasına karşı yaptırım uygulanmasını bekliyoruz.

Çamlimanı’nda tesisten kalanlar. Fotoğraflar: 19 Kasım 2024.



Arkada, kamuya ait bir sağlık merkezi olarak yeniden açılmasını iple çektiğimiz 100 yıllık Heybeliada Sanatoryumu, önde Çamlimanı Koyu’nda denizin yıktığı beton iskele. İskelenin üstünde, işgalci işletmeye ait yeşil plastik halı atıkları.


Çamlimanı Koyu’nda beton iskelenin artık moloza dönmüş kalıntıları, işletmenin ve insanların bıraktığı atıklar, denizden gelen çöplerle maalesef mezbele halinde.
Yine Çamlimanı’nda bulunan, OGM’den kiralanmış alan üzerindeki kurulu Ada Beach adlı işletmede yeni inşaat faaliyeti gözlemlemiyoruz. İşletme yazın sabah erken saatlerden itibaren yüksek sesli müzik yayınıyla koyu, hatta bazen adanın bütün güney yamaçlarını gürültü kirliliğine boğuyor. Kıyı erişimi yazın işletme tarafından ücrete tabi tutuluyor. Kışın ise işletme kapalı olduğu için kıyıya ulaşmak mümkün olmuyor.

Çamlimanı Koyu’nda, Ada Beach adlı işletme tarafından OGM’den kiralanarak erişime kapatılan alan.

Kıyılara erişimin anayasal hak olduğunu, alanları yasal olarak kiralayan işletmelerin de kıyıya erişimi engelleyemeyeceğini hatırlatıyoruz. İşletmeler verdikleri hizmet (şemsiye, şezlong, yiyecek, tuvalet vd) için ücret alabilir, ancak “giriş ücreti” alamaz; ayrıca şemsiye ve şezlonglarla kıyıyı işgal ederek, bunları istemeyen insanların kıyıda oturmasını, denize girmesini engelleyemez.
Çamlimanı koyundan sonra Heybeliada Sanatoryumu arazileri, ardından askeri tesisler var. Çamlimanı’ndan ayrıldıktan sonra bir daha kıyıya ulaşamadan Büyük Tur’u tamamlayarak Şehir Hatları Heybeliada İskelesi’ne varıyoruz.
- Adalar Belediyesi’nden alınan bilgiye göre, 2024 yazında Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan denetimlerde Adalar’daki plaj işletmelerinin hiçbirinin güvenli olmadığı tespit edilmiştir.
Sonuç
Heybeliada kıyıları ve ormanları, Orman Genel Müdürlüğü’nden alan kiralayan işletmeler (MK Asaf Bey Plajı, Panorama AŞ, Ada Beach), Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nden alan kiralayan işletme (Değirmenburnu Plajı), Heybeliada Su Sporları Kulübü, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait plaj tesisi, Darülaceze’ye ait alanı kiralayıp Cevahir Aqua adlı tesisi işleten Cevahir Holding ve kıyıları fiilen işgal eden kişi ve gruplar (Alman Koyu’ndaki kaçak işletme, Çamlimanı’nda Nirvana Beach) tarafından kirletiliyor, tahrip ediliyor ve kıyılara erişim engelleniyor. Adanın etrafı tel ve çitlerle sarılmış durumda. Halkın denize ulaşabileceği neredeyse hiçbir yer kalmadı.
Orman alanlarını kiralayarak işletmelerin kullanımına açan Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Müdürlüğü Kanlıca İşletme Müdürlüğü ve Doğa Koruma ve Milli Parklar İstanbul Bölge Müdürlüğü’nü bu tesisleri yerinde denetlemeye, şirketlerle yapılan sözleşmeleri internet üzerinden erişime açarak uygulamanın halk tarafından takibine imkân tanımaya, bu gözlem raporunda belgelediğimiz ihlâllerle ilgili yaptırım uygulayarak söz konusu işletmelerin sözleşmelerini feshetmeye davet ediyoruz.
Heybeliada ve Adalar orman yangını tehlikesi altında olup, orman yangınlarıyla mücadele konusunda yetkililerin de belirttiği gibi, yangında insanları tahliye kapasitesinin yetersiz olduğu özel bölgelerdir. Sıcak hava ve şiddetli rüzgâr varken çıkacak bir orman yangınında Heybeliada sadece iki saat içinde, yerleşim alanları da dahil olmak üzere tamamen yanabilir; bu, adaya gezmeye gelen on binlerce insanın hayatını kaybetmesi demektir. İşletmelerin ilgili kurallara uymadığı, ekosisteme zarar veren tedbirsiz uygulamalarda bulunduğu dikkate alınarak, Adalar ilçesinde orman parkı (eski adıyla mesire alanı) ve tabiat parkı olarak alan tescil edilmemeli, mevcut alan tescilleri iptal edilmelidir.
Kıyılar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sorumluluğunda olup özellikle Asaf Bey Plajı ve Cevahir Aqua adlı tesislerin kıyıya verdiği zararların derhal giderilmesi sağlanmalı, bunların ve başka işletmelerin benzer hareketleri tekrarlamasına göz yumulmamalı, bu konuda Adalar Kaymakamlığı ile koordinasyon içinde çalışılmalıdır.
Tamamı sit alanı olan Adalar ilçesinde, sit yasalarına aykırı işlemler yapılmasına Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu da onay vermemeli ve gereken işlemleri yapmalıdır.
Kıyılarda, bir kısmı askeri alan içinde bulunan dolgu alanlarda deprem büyük bir yıkım yaratabilir. Tsunami ihtimalinin de bulunduğu Adalar’da dolgu alanlarda yapılaşma önlenmelidir. Kıyı-kenar çizgisinin doğal haline müdahale etmemek afet riski bakımından da çok önemlidir.
Son olarak, Adalar Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi kıyı ve ormanı tahrip eden işletmeleri düzenli olarak denetlemeli, ilgili diğer kurumlara da bildirerek yaptırım uygulamalıdır. Adalar Belediyesi tel ve çitlerin kaldırılmasını sağlamak konusunda da yetkilidir, daha önce bizzat Belediye Başkanı’nın dile getirdiği gibi, ormanı bölen, kıyıya erişimi engelleyen tel ve çitler sökülmelidir.
Bu rapor verileri, ilgili makamlara yazılı başvurularda ve hukuk davalarında herkesçe kullanıma ve paylaşıma açıktır.
T.C. Anayasası 56. Madde: “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.”








Yorum bırakın