4 Kasım’da Adalar Belediye Meclisi toplantısında Adalar Belediye Başkanı Ercan Akpolat Adalar’da tezgâhlardan satış yapılması konusunda bilgi verdi. Bundan böyle tezgâhların kura ile değil, ihtiyaca göre verileceğini, önceki uygulamanın gerçek ihtiyaç sahibini mağdur ettiğini dile getirdi. Bunun üzerine bu konudaki endişelerimizi dile getiren bir yazı kaleme alarak sosyal medya hesaplarından duyurduk. O yazımız şu şekildeydi:

Bu gerekçe ve buna dayanarak yapılan uygulama, birçok farklı sorunu bir araya getirerek çözüm yerine daha büyük karmaşaya yol açabilir. Bu konuda bazı noktalara dikkat çekmek istiyoruz:
• Yoksul olma halinin tanımı da, bunu ölçmek de ciddi bir sorun. Yoksulluk sadece eve giren tüketim malzemesinin az olması demek değil. Kişiler sadece belirli gelir seviyelerinin altında kalmanın yanı sıra toplumsal kaynaklar, bireysel özerklik ve itibar gibi kritik unsurlardan mahrum olduklarında da yoksullaşırlar.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin hâkim olduğu toplumlarda genellikle kadınlar bu durumdadır. Haneye para girse de, ailenin mal ve mülkü olsa da, hane içi eşitsiz bölüşüm alışkanlıkları sebebiyle kadınlar varlık içinde yokluk yaşayabilir. Öte yandan bir kadın ürettiği ürünün beğenildiğini gördükçe mutlu olur, özgüveni artar, yoksunluk duygusu azalır.
• Kimlerin tezgâh açabileceği kararında tek kriter yoksulluk ve yoksunluk olmamalı. Kalite standardı olarak, hazır malzeme değil yaratıcılık gerektiren, sanatsal özgün el emeği ürün üretimine öncelik verilmeli. Üretim ve tezgâhta satış, herkesin elinden gelen bir iş olmadığı gibi, güvencesiz ve belirsiz bir gelir içerdiğinden her ‘ihtiyaç sahibinin’ durumuna çare de değil. Yapılacak düzenlemede bunlar göz önünde bulundurulmalı.
• Özgün üretimlerin sunulduğu Otantik Üretim Pazarı, Sanat Meydanı gibi alanların her adada kurulması sosyal bir ihtiyaç.
• Belediye tezgâhlarının Adalar’ın kültürel ve doğal dokusuna uygun görünümle tasarlanması gerekiyor.
• Hak sahiplerinin kışın üretime devam edip sezona hazırlanması için, tezgâhların kaldırılmasıyla oluşan belirsizliğin acilen giderilmesi gerekiyor.
#Adalar Belediyesi’nin acele alınmış tezgâh toplama kararını gözden geçirmesini istiyor ve Belediyemizi tezgâhlar konusundaki düzenlemeleri bu konuda deneyimli ve üretken ada sakinleriyle birlikte planlamaya davet ediyoruz.
El Emeği tezgâhları ve Seyyar Satış Belgesi Dağıtımı sisteminin gözden geçirilmesini çok önemli ve gerekli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Ancak önerilen ve bu öneri doğrultusunda başvuru formu hazırlanmış olan bu puanlama sisteminin ciddi sorunlar barındırdığı kanaatindeyiz.
Bu değerlendirmemiz sonrasında komisyona gelen ve çok ufak değişiklikler yapılarak belediyenin başvuru şartı olarak sunduğu puanlama puanlama cetveli büyük sorunlar barındırıyor. Bunlara değinmek isteriz.
Dikkate alınmayan konuların başında söz konusu tezgâhların nitelik farklılıkları gelmektedir. Bilindiği gibi adalarda 3 farklı tür tezgâh bulunmaktaydı:
- Birinci tezgâh türü belediyenin kendi tasarladığı tezgâhlarda bugüne kadar kura usulü ile verilmiş olan el emeği tezgâhlarıdır. Bu tezgâh uygulamasının mantığı sanat-zanaat alanında yeteneği, becerisi olan, bu konularda üretim yapan, ancak gerek üretim kapasitesi gerek ekonomik koşulları dükkân işletmeciliği yapmaya elverişli olmayan kişilere verilmesi üzerinedir. Adalarda tezgâh açılmasının amacı, para kazanmak değil, Adalar gibi çok kültürlü bir yerleşim yerinde ada kültürünü yansıtmaları ve yaşatmaya katkı sunmalarıdır. Bu yüzden de bu tezgâhlar, “sanat sokağı” gibi isimlerle tanımlanmış alanlarda açılmakta, ve bu tezgâhlardan vergi alınmamaktaydı.
- Bunların dışında işportacılar var. Mısırcı, simitçi patsocu gibi kendi tezgâhları olan bu kişiler vergi mükellefidirler. Bunların içine anakaradan hazır hediyelik eşya satın alıp adalarda satanlar da girmektedir.
- Sezonluk bir seferlik izinle çalışan, ya da korsan olarak açılan tezgâhlar da üçüncü kategoriyi oluşturmaktadır. Şapkacılar, Aya Yorgi gününde gelenler, sadece yazın gördüğümüz takıcılar, sokak hayvanları dayanışma stantları ve sosyal yardım projesi için tezgâh açanlar tezgâhlar da bulunmaktadır.
Yeni sistemde başvuru ile dağıtılacak olan tezgâh türleri bunların hangisidir, ya da hepsi midir? 5165 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde 2007 yılında yapılan değişikliklere göre vergi ödemesi gerekenlerle gerekmeyenler birbirinden ayrıştırılmayacak mıdır? Var olan dükkânlara karşı haksız rekabete girmiş olan hazır ürünlerin satıldığı ve vergi vermesi gereken tezgahların durumu ne olacaktır?
Adalarda kadınların ürettiği adalara özgü el emeği ürünlerin teşvik edilmesi nasıl gerçekleştirilecektir? Eğer böyle bir amaç güdülüyorsa puanlama sisteminin buna uygun olarak tasarlanmalıdır. Amaç yoksul kadınların desteklenmesi ise bir komisyon tarafından hazırlandığı söylenen ve bir formla başvuruya açılmış bulunan puanlama sisteminde belli sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunların başında puanlamayı oluşturan kategorilerin hangi kritere göre tanımlandığı belli olmaması gelmektedir: ihtiyaç, mağduriyet, hak ediş, yoksulluk ve yoksunluk birbirine karıştırılmıştır. Dağıtıma giren formlarda başvuruda bulunması öngörülen kadınların karşılamaları gereken bir ana nitelik bulunup bulunmadığı belli değildir. Tüm kadınlar mı bu formu doldurabilecekler, sadece belli bir gelir düzeyinin altında kalan kadınlar mı? Öyle ise bu gelir düzeyi saptanmış mıdır, saptanmışsa nasıl saptanmıştır? İhtiyaç dışında çeşitli olumsuzluklar sıralanmış, ama bu olumsuzlukların nasıl bir ihtiyaca tekabül ettiği belirtilmemektedir. 11 kategoride sıralanan içeriklerin hangi kriterlere göre tanımlandığı ise hiç belli değildir.
Puanlama sistemleri çeşitli işler için kullanılan bir yöntemdir. Ancak bu yöntemin belli bir sistematiğe göre hazırlanması sistemin iyi yürümesi ve çeşitli mağduriyetlere yol açmaması açısından elzemdir. Böyle bir puanlamanın nasıl yapılacağı konusunda ciddi bir bilgi birikimi de bulunmaktadır. Ancak kullanıma açılan bu puanlama sisteminin en büyük sorunu kadınlara yönelik olduğu söylenen bir uygulamada toplumsal cinsiyet perspektifinin gözetilmemiş olmasıdır.
Puanlama Sistemindeki Anlaşmazlıklar ve Sorunlar:
• Kişinin kendi engeli (%40’dan itibaren kademeli olarak en fazla) = 5 puan
Engellilik nasıl bir ihtiyaç kategorisi oluşturmaktadır? Kişini çalışabilir durumda olup olmadığı nasıl anlaşılacak?
• Anne, baba veya her ikisi vefat etmiş 18-25 yaş arası gençler = 5 puan
Ebeveynleri vefat etmiş gençlerin içinde çalışıp iyi maaş alanlar da olabilir, işsiz olanlar da. Gençlerin gelir durumu gözetilmeyecek mi?
• Eşi vefat etmiş olan (Kadın) = 5 puan
Eşinden yüklü bir maaş ya da miras kalmış olabilir. Eşinin ailesi ya da kendine bakabilecek durumda olan çocuğuyla oturuyor olabilir. Eşin vefatı hangi bakış açısına göre kadının ihtiyaç sahibi olduğuna işaret eden bir kriterdir? Eşini kaybeden bir kadın yoksulluktan ziyade yoksunluk sorunu yaşıyor olabilir. Geliri vardır, evi vardır ama bir şey üretip satarak hayata tutunmak, kendini gerçekleştirmek isteyebilir. Toplumsal cinsiyet eşitliği açsından önemli bir kriter olan yoksunluk bu puan sisteminde kriter olarak gözetilmemiştir.
• Şehit yakını ve gaziler = 5 puan
Yukarıdaki gerekçeler bu kategori için de geçerlidir.
• Ailesinde (eş ve çocuk) engelli olan = 4 puan
Eş ve çocuğun dışında engelli olan ebeveynler de bulunabilir. Bu kriter yaşlı bakımı ve bakım emeğini gözetmemektedir. Puanlama sistemi de toplumsal cinsiyet açısından önemli bir karşılıksız emek türü olan bakım emeğinin göz ardı etmektedir.
• El emeği ürün satışı gerçekleştirecek olan = 5 puan
Esas amaç el emeğini desteklemekse bu kritere gerek duyulmaması gerekmektedir. Üç tezgah kategorisi bir arada ele alınmamalıdır.
• Boşanmış veya şiddet mağduru (Kadın) = 3 puan
Bir kadın çeşitli nedenlerle şiddete uğradığını ifşa etmek istemeyebilir. Kadına yönelik şiddet konusunda geliştirilmiş çeşitli protokoller bulunmaktadır. Geliştirilmiş bu bilgi ve yöntemlerden faydalanmadan kadınlardan böyle bir açıklama istemek çok ciddi bir güvenlik açığı ve sorun teşkil edeceğinden istenmemelidir.
Ayrıca boşanma ve şiddeti yan yana koymanın da bir anlamı yoktur. Bunlar farklı kadınlık sorunlarına işaret eder ve bunlara farklı yöntemlerle yaklaşmak gerekmektedir.
• Çocuğu üniversite (Örgün) okuyanlara, öğrenci başına = 2 puan
Bu kategori de birçok farklı durumlar içermektedir. Özel üniversite dahil mi? Çeşitli burslardan yararlanan öğr4enciler olabilir. Okul yurtlarında kalan öğrencilerle kalmayanlar aynı durumda değerlendirilebilir mi?
• Üniversiteye kadar olan öğrencilere, öğrenci başı = 1 puan
Amaç öğrenci girişimciliğini teşvikse bu çok cılız kalan bir önlem. İhtiyaç sahipliliği ile de ilgisini kurmak zor.
• Kadın girişimci = 1 puan
Kadın girişimciye neden puan veriliyor? Amaç kadın girişimciliğini teşvikse bu çok cılız kalan bir önlem. İhtiyaç sahipliliği ile de ilgisini kurmak zor.
• 18-25 yaş arası genç girişimci = 1 puan
Amaç genç girişimciliğini teşvikse bu çok cılız kalan bir önlem. İhtiyaç sahipliliği ile de ilgisini kurmak zor.
• Üzerine kayıtlı gayrimenkul başına = -5 puan
Acaba bu gayrimenkulun gelirini kendi kullanabiliyor mu yoksa kocası elinden alıyor mu? Gelir getiren bir gayrimenkul mu, gelir götüren bir gayri menkul mu? Kadınların çoğu zaman tek güvenceleri evleri olabiliyor. Bu kriter de toplumsal cinsiyet perspektifinden tekrar ele alınmalıdır.
• Üzerine kayıtlı arsa, arazi veya tarla başına = -1 puan
Acaba bu gayrimenkulun gelirini kendi kullanabiliyor mu yoksa kocası, abisi ya da ailesi elinden alıyor mu?
• Üzerine kayıtlı araç başına = -3 puan
Acaba bu aracın gelirini kendi kullanabiliyor mu yoksa kocası elinden alıyor mu?
• Emekli maaşı alan = -1 puan
Emekli maaşları skalasında nereye oturursa puan indirilecek? 1000 alan var 50000 alan var.
Yukardaki kriterlerin hiçbiri ne yoksulluk ne de yoksunluk açısından doğru bir değerlendirmeye olanak sağlamaz. Gelir kotası belirlenmemiş, sosyal yaşam koşulları değerlendirme dışı bırakılmış, toplumsal cinsiyet faktörleri gözetilmemiş bütünlükten yoksun, sistematiği olmayan bir sıralamayla karşı karşıyayız.
Çeşitli meslek gruplarından 10 kadından oluşan Kent Konseyi Kadın Çalışma Grubu olarak 3 toplantı boyunca bu meseleyi çeşitli boyut ve ayrıntılarıyla değerlendirdik. İçimizde el sanatlarıyla uğraşanların ve toplumsal cinsiyet konusunda uzman olan üyelerimiz bulunmaktadır. Bu değerlendirmelerimize istinaden bu konunun yeniden ele alınmasını ve bizimle iş birliği yapılmasını talep ediyoruz.
Adalar Kent Konseyi Kadın Çalışma Grubu








Yorum bırakın